Murathan Mungan - Kırk Oda Kitap Yorumu


Genel Bilgiler:

Yazar: Murathan Mungan
Baskı: . Baskı
Yayınevi: Metis Yayınları
Sayfa sayısı: 162 Sayfa



Gerçekliğe yeni bir bakış acısı ya da şöyle söylemek daha mı doğru olur bilemedim; masalları gerçekçi bir bakışla okumaya ne dersiniz? Hiç aklınıza geldi mi; kül kedisi prensine kavuşamasaydı ya da pamuk prensesin 7 cücesi olmasaydı ne olurdu? Ne yaparlardı? Bu masalların yeni halleri bulunuyor kitapta. 

Tabi bunlar insanı yormayan hemen okuyup "hadi canım, hahaha, böyle de olabilirmiş" dediğimiz bölümleri, bir de kitabın bir parça yorucu, tekrar tekrar okumamız gereken bölümleri var. Kitap küçük ancak yazarın dili etkili kullanımı ile göz dolduran bir eser olmuş. İlk defa Murathan Mungan kitabı okuduğum için biraz kendime kızdım ancak bunu diğer kitaplarını okuyarak telafi etmeyi planlıyorum. 



Kitaptan altı çizilesi sözler:


Her şey giydirilmiş.
Duygularımız, düşüncelerimiz, ilişkilerimiz, değer yargılarımız, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, kaygılarımız, üzüntülerimiz, acılarımız, aşklarımız, orospuluğumuz her şey her şey sahte ve ödünç.


"Bu gece sizinle birlikte olabilir miyim?" diyor.
-biliyorum, birlikte olmak demek, birlikte olmak demek değildir ki ...

Düşünüyorum. Ben zaten hep düşünüyorum. Bu yüzden hiçbir ilişkim sürmüyor, hiçbir ilişkiyi götüremiyorum, kuramıyorum, sürekli kılamıyorum; düşünüyorum, sürekli düşünüyorum, düşünmekten yaşamaya vakit bulamıyorum.

Yaşlandıkça, olgunlaştıkça, yanıtlarım değil de, sorularım çoğalıyor.
Ne tuhaf!







Tanıtım Bülteni:

Kırk Oda, Murathan Mungan'ın ilk dönem öykü kitapları içinde en çok sevilen kitabı oldu. 2002'deki on birinci basımını, kapakta ressam Selim Cebeci'nin Kırk Oda için özel olarak yaptığı resimle yayımladık.
"Çocukluğumuzdan beri masalın bir yerinde karşımıza çıkar: Kırkıncı Oda yasağıdır bu. Üstelik anahtar elimize verilmiş, seçim bize bırakılmıştır. Sancılı bir ikilemin ortasında kalakalırız. Sonunda insan aklı ve duyarlığı; bilme ve öğrenme tutkusu; tanıma ve anlama merakı, cezası ne olursa olsun anahtarı seçer.
"Kendi kırk odamın inşasına böyle bir anahtarla başladım.
"Yalnızca yakın çevrenizden, mahallenizden, işyerinizden değil; masallardan, öykülerden, romanlardan, oyunlardan, filmlerden de tanıyorsunuz kahramanlarımı. Kırk odalık bir saraydan geçerek çıkıyorlar günümüz sokaklarına. Kapının öte yanına.
"İşte size uzattığım anahtar..." 
Google Plus ile Paylaş

Kelimeler | Sahneler

Kitaptan üreyen her şey.
    BLOGGER YORUMLARI
    FACEBOOK YORUMLARI

0 yorum:

Yorum Gönderme